
"...Kalabalığın ortasında bir Robenson gibiyim. Oysa çevrem her çeşit insanla dolu. Kimi gösterişli, alabildiğine mağrur; kimi ezik ve yılgın. Kimi de boşvermiş herşeye; gününü gün etmekten başka düşündüğü yok..."

"...Ve asıl en büyük yalnızlık da senin verdiğin yalnızlıktan başka bir şey değil! Senin yokluğundan gelen o yalnızlık olmasa, öbür yalnızlıklar bana o kadar koymazdı..."
D&D

"...Kocaman kalabalık bir şehirde yapayalnız kaldım işte. Nerdesin? Beni unuttun diyemeyeceğim, unutmadığını biliyorum. Ama düşün ki, benden uzaklaştığın her kilometre sana olan sevgimi bir kat daha artırdı. Senden başka birşey düşünemez oldum. Geri döndüğün zaman, eminim ki şaşıracaksın. Böylesine mesafelerle, zamanla derinleşen bir aşkın karşısında olmak kim bilir ne kadar değiştirecek seni?.."

"...Nerdesin? Meğer ne doldurulamaz bir derinlikmiş yokluğun! Kaderde bu sensizlik de varmış. Her insanın yüzünde sana benzeyen bir şey aramak da varmış. Meğer ne dayanılmaz şeymiş yokluğun!..Meğer ne türlü bir ölümmüş yokluğun..."

"...Bir daha "Nerdesin?" demeyeceğim...Bendesin artık. Uzaktasın ama bu şehirdesin. Gittiğine inanmıyorum. Gel demeyeceğim!"
D&D

Aramızda bir demir kapı var hiç açılmayacak...Sevmek, güzelliği görmektir sevdiğinde...Beklemektir, dilemektir hiç duraksamadan...Yeter artık, çıldırtacaksın beni! Sen bu halinle...Konuşturma beni daha fazla!...

"...Bakma böyle kötü olduğuma
Benim de dileklerim vardı
Benim de bir beklediğim vardı yaşamaktan
Yeter artık yüzüme vurma çirkinliğimi!
Hergün bir kadın ağlar benim yüzümde
Büyük dertler içinde ellerim
Anlamıyor musun?
SEN SEVİLDİĞİN İÇİN BU KADAR GÜZELSİN
BEN SEVİLMEDİĞİM İÇİN BÖYLE ÇİRKİNİM..."
D&D
Ahu Türkpençe: Aşk Bu İşte
.
Ahu Türkpençe: Bilmiyorum
.
« Önceki ::